Karali açıklamasında, özellikle Kozlu Belediyesi üzerinden çeşitli iddiaları gündeme taşıdı. İŞKUR ilanı olmaksızın yakın akraba istihdamı yapıldığı yönündeki iddialara dikkat çeken Karali, aynı aileden birden fazla kişinin işe alındığını, ilçe dışından kişilere de kadro verildiğinin öne sürüldüğünü ifade etti.
Söz konusu süreç nedeniyle belediye kasasından yaklaşık 1 milyon TL tutarında ceza ödenmek zorunda kalınacağının konuşulduğunu belirten Karali, bunun kamuoyunda ciddi tepki oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında belediyedeki ihale süreçlerine de değinen Karali, “adrese teslim davet usulü ihaleler” yapıldığı yönündeki iddiaların kamu kaynaklarının kullanımı konusunda rant kaygılarını artırdığını savundu. İhaleleri alan firmalar değişse bile işi yürüten kişilerin değişmediğini ileri süren Karali, geçmiş dönem ihalelerinde usulsüzlükler tespit edildiğine dair açıklamalara rağmen soruşturma açılmamasını eleştirdi.
Karali, bu süreçlerin mutlaka MASAK tarafından incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada yalnızca Kozlu Belediyesi değil, diğer CHP’li belediyeler de eleştiri konusu oldu. Zonguldak Belediyesi’nin mevcut durumunun ortada olduğunu belirten Karali, Devrek Belediyesi’nde yaşanan zimmet olaylarının da hâlâ hafızalarda yerini koruduğunu söyledi.
Türkiye’nin farklı illerinde kamuoyuna yansıyan bazı iddiaları da örnek gösteren Karali, Bolu’daki WhatsApp yazışmaları, Uşak’taki otel görüntüleri ve Giresun Görele’de gündeme gelen taciz iddialarının yerel yönetimlerdeki sorunların münferit değil, genel bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu öne sürdü.
CHP’li belediyelerin projeleriyle değil, “akraba kontenjanları, yolsuzluk ve skandallarla” gündeme geldiğini savunan Karali, “Hak, hukuk, adalet sözleriyle yola çıkanların pastadan pay kapma yarışında olduğu görülmektedir” ifadelerini kullandı.
İl Genel Meclisi seçimlerine de değinen Karali, belediyelerden sağlanan işçi kontenjanlarına rağmen vicdan sahibi meclis üyelerinin, İl Genel Meclisi’nin belediyeler gibi olmaması adına iki seçimdir kendi partilerine oy vermekten imtina ettiğini ileri sürdü.
Karali açıklamasında, "Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin son dönemde ortaya koyduğu yönetim anlayışının, İl Genel Meclisi seçimlerine doğrudan etki ettiği kanaatindeyiz. Kozlu Belediyesi’nde İŞKUR ilanına çıkılmaksızın gerçekleştirildiği ifade edilen yakın akraba istihdamı, bu istihdamlar arasında ilçe dışından kişilerin bulunduğu, aynı aileden birden fazla kişinin işe alındığı, alınanlar arasında Fetö iltisaklıların bulunduğu ve bu süreç neticesinde belediye kasasından ödenmek zorunda kalacağı belirtilen yaklaşık 1 milyon TL tutarındaki ceza, kamuoyunda haklı tepkilere neden olmuştur.
Bununla birlikte, adrese teslim davet usulü ihaleler, ihaleleri alan firmalar değişse dahi işi yürüten kişilerin değişmemesi, kamu kaynaklarının kullanımı noktasında ciddi rant kaygılarını beraberinde getirmiştir. Belediye başkanının geçmiş dönem ihalelerinde usulsüzlükler tespit edildiğine dair açıklamalarına rağmen, soruşturma açmamış olması ve bu ihalelerden doğan alacakların mahsuplaşma gibi yöntemlerle ödenmiş olması da kamu vicdanında yeni soru işaretleri doğurmuştur ve bu süreçler mutlaka MASAK tarafından incelenmelidir.
Zonguldak Belediyesi’nin mevcut durumu ortadadır. Devrek Belediyesi’nde yaşanan zimmet olayları hâlâ hafızalardaki yerini korumaktadır. Bunun yanı sıra farklı illerde kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar; Bolu’da ortaya çıkan whatsapp yazışmaları, Uşak’ta gündeme gelen otel görüntüleri ve Giresun Görele’de dillendirilen taciz iddiaları, yerel yönetimlerdeki sorunların münferit değil, genel bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu göstermektedir.
CHP'li belediyeler projeleri ile değil akraba kontenjanları, yolsuzluk ve skandallar ile gündeme gelmekte Hak, Hukuk, Adalet sözleriyle yola çıkanların pastadan pay kapma yarışında olduğu görülmektedir.
Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde; belediyelerden sağlanan işçi kontenjanlarına rağmen, vicdan sahibi meclisi üyelerinin il Genel Meclisi'nin akıbetinşnde belediyeler gibi olmaması adına iki seçimdir kendi partilerine oy vermekten imtina ettiği anlaşılmaktadır.
Yetkilileri iddiaları incelemeye, seçilerek gelenleri de siyasi diet borçlarınının bedelini vatandaşa ödetmemeye davet ediyoruz" dedi.





