Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak mitingi geçmiş yıllara göre oldukça sönük ve heyecansız geçti.

Eskiden davasına inanmış kitlelerin izdihamına şahit olurduk.

Şimdi fabrika sahiplerine rica minnet otobüslerle taşınan insan yığınlarına şahit oluyoruz.

Rahmetli Demirel’in bir sözü vardı, “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” diye!

Hafta sonu yapılan miting, bu sözün vücut bulmuş haliydi!

Elinde ‘Emekliler aç’ dövizi olan yaşlı bir teyzenin miting alanına alınmaması da başka bir garabetti!

Üstelik 60 binden 40 bine, 40 binden 20 bine, 20 binden 7 binlere düşen emek yoğun Zonguldak’ta emeklinin bol, ama aç gezdiği, işsizliğin, kaçak ocaklarda ölümün kol gezdiği bir kentte!
 

Çolakoğlu: bir!  Avcı: ‘Muzaffer’ oldu!

Sunucunun eline kim kağıt tutturmuşsa baştan sonra yaptığı gaflar mitingden daha çok konuşuldu.

AK Parti Zonguldak Milletvekillerini tersten başa doğru okuttular!

Bir süredir cilalanıp parlatılmaya çalışılan, Muammer Avcı’yı refüze ederek merkez siyasetine müdahale eden Ahmet Çolakloğlu’nun birinci sırada anons edilmesi tesadüfi değil!

Okuyana değil, okutturana bakmak lazım!

Sonrasında Muammer Avcı’ya “Muzaffer” denildi!

Muammer Avcı, alay konusu oldu!

Refüze edildi!

Ahmet Çolakoğlu yılan derisi gibi parlatıldı!

Peki bu işi kim yaptı?

Azmettirici kimdi?
 

Sevimli jokey, halk aç!

AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın konuşma metni de oldukça enteresandı.

“Ey süvari, ey yarışan atların sevimli jokeyi…” ile başlayan bir konuşma metniyle hitap etti.

Oldukça tuhaf bir tanımlama olmuş!

Atın üzerinden düşen Cumhurbaşkanı’nı süvari, sevimli jokey ilan etmek kurulacak en son cümleydi.

Kişiyi övecek başka bir tanımlama bulamamış olacak!

Mustafa Çağlayan, böyle bir siyasetçi değildi!

Stresini anlamaya çalışıyorum, üzerindeki ağır yükü de!

Birbirinden merdane adaylarla bu dereyi geçebilecek mi?

İktidar Belediye Başkanları çok şımardı, yıprandı, halka tepeden bakan yönetim anlayışı ile iyice şaşırdılar!

Başkanlar, bir mayışla zengin iş adamlarıyla boy ölçüşür oldu!

Parayı bulan şaşırdı!

Çoluk-çocuk, hısım akraba devlet kadrolarına kondu!

Fakirin çocuğu işsiz, seçmen kitleleri fakir-fukara!

Gel de anlat bunlara Bakara!

Üç harflilerde bile 15 TL olmuş bir paket makarna!

Muhalefet iktidardan yana olmasaydı, yandıydı keten helva!
 

Reis ne demek istedi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kozlu İlçesiyle ilgili sözleri de enteresan ve manidardı.

“Kozlu’nun üzerinde çok oyun oynadılar ama Belediye Başkanımız o oyunları bozdu” dedi.

İlk aklımıza gelen olay şuydu; geçtiğimiz yıl Bağımsız Meclis Üyesi Celal Murat Birinci’nin silahlı saldırıya uğramıştı.

Azmettiricinin Belediye Başkanı Ali Bektaş olduğunu iddia etmişti.

Sonra Metin Albayrak açıklama yapmış, AK Parti Meclis Üyesi Deniz Yayalar ve kardeşi Bora Yayalar’ın azmettirici olduğunu ve Kozlu’nun Susurluk’tan beter olduğunu iddia etmişti.

Şahit olduğu her şeyi anlatacağını söylemişti ama, ne olduysa mesele kapanıp gitmişti!

Ali Bektaş’a azmettirici diyen Celal Murat Birinci’de Özel Halk Otobüsleri ihalesine girmiş, birkaç ay sonra her şeyi batırmıştı!

Bu konu Cumhurbaşkanı’na gitmiş olabilir mi?

Oynanan bu oyunları kastediyor olabilir mi?
 

MHP, madara oldu!

MHP, MHP olalı böyle refüze edilmemişti.

AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk, zaman zaman bir araya geliyor, ittifak pazarlıkları yapıyordu.

Cumhur İttifakı Zonguldak Belediye Başkan Adayı olarak Selim Alan açıklandıktan sonra MHP’nin papuçu dama atıldı.

Miting alanına Mustafa Öztürk, sıradan vatandaş gibi aranarak alındı!

Tayyip Erdoğan’ın adayları tanıttığı platforma bile davet edilmedi!

Bırakın MHP’nin adı bile kullanılmadı!

Alanda bir tane MHP’nin bayrağı yer almadı!

MHP’nin esamesi okunmadı!

Amiyane tabirle, MHP İl Başkan Mustafa Öztürk, fena kullanıldı!

Mustafa Çağlayan ve Selim Alan, Öztürk’e öyle bir gol attı ki, MHP’yi refüze ettiren İl Başkanı olarak tarihe geçti!

Peçete gibi kullandılar ve attılar!

Asıl merakım şu;

Bu saatten sonra MHP’yi madara eden Ömer Selim Alan’ın, yanında-arkasında, sağında-solunda yürüyen Ülkü Ocakları Başkanı Gökmen Karali ne yapacak?
 

Durum bu!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginden son bir kulis bilgisi daha verelim.

AK Partili bir milletvekili, Enerji ve Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile ölçüsüz konuşuyor.

Bakan, “Üslubuna dikkat et” diye milletvekilini uyarıyor!

Dozu kaçıran Milletvekili, “Bizi Cumhurbaşkanı seçti” diye karşılık veriyor!

Durum bu!

Seviye bu!

İster gülün, ister ağlayın!

O yüzden çok da bi şey beklemeyin yani!


Tacizin ses kayıtları var!

Gülüç’ün, ‘sözlü ve nitelikli tacizden’ yargılanan Belediye Başkanı Mustafa Gökhan Demirtaş, aslında tam da İYİ Parti’ye yakıştı!

Demirtaş, 3,5 Milyon dolara vekillik sattığı iddialarına yanıt vermeyen lideri Meral Akşener’e yakışırdı! Öyle de oldu!

Demirtaş, Eşi ve sekreteri ile çok başarılı işler çıkarıyor!

Belediyeden kazandığı milyonları sadece eşi ve bir dönem gönüllü çalıştırdığı sekteri ile paylaşacak değil ya!

Kaynaklarını, kah makarna, kah takvim olarak seçmenine dağıtacak!

Aklandım falan filan diyor!

Üç beş kuruş verdiği gazeteci dostlarına “İftira atılıyor” diye yazdırıyor!

Biraz daha fazla verdiklerine, kadınlarla aşk yaşadığını, başka bir sevgili edinince kadınların kıskanıp iftara attığını filanda yazdırıyor he!

‘Başkalarını şey edince, onlar da kıskandı’ ya getiriyor işi!

Hani yüzsüzlüğün daniskası böyle bir şey!

Ama suç onda değil!

Taciz iddialarının ardından açığa alacaklarına, koşa koşa desteğe giden Hamdi Uçar’da, Polat Türkmen’de, Saadet Oruç’ta, Yusuf Ziya Odabaş’ta!

Geçmişte bir Diş Doktoru vardı, hastalarını taciz ettiği haberi ulusal kanalda yayınlanmıştı.

Ertesi gün “Biz doktorumuzu seviyoruz” diye kuyruğa giren kadın hastalara tanık olmuştum.

Bazıları tacizci, ruh hastası, ezikleri seviyor, yapacak bir şey yok!

Ama Gökhan Demirtaş, 22 Şubat’ta da Kdz. 5. Asliye Ceza Mahkemesinde nitelikli taciz iddiasıyla sanık sandalyesine oturacak!

Savcılıkta “Bana aittir” dediği, o iğrenç tacizin ses kayıtlarını Güllü teyze izin verirse yayınlayacağım!

Anadolu insanı tacize uğradığı için utanıyor da bu yüzsüzler utanmıyor arkadaş!