Geçtiğimiz hafta Zonguldak, ilçe ve beldelerini kapsayan toplam 1.872 adet TOKİ Konutunun kurası çekildi.

Törene katılan siyasetçi ve bürokratlar butona bastı!

Önceden belirlenmiş isimler, isim/soyisim ve TC numaraları kapatılarak ekrana verildi.

Kura çekilişinin nasıl yapıldığı belli değil!

Noter denetimi nasıl gerçekleşti?

İsimlerin nasıl belirlendiği belli değil!

Hak sahipleri net olarak açıklanmıyor!

Süreç şeffaf ve denetlenebilir miydi?

Bilmiyoruz!

Oysa konu sıradan bir organizasyon değil.
1.872 konut!
Binlerce başvuru, yüzlerce umut!

Bu şehirde dar gelirli vatandaşın tek hayali bir ev sahibi olmak.

Böyle bir süreçte en küçük şüphe bile giderilmek zorundadır.

Kura çekimi gerçekten canlı ve anlık mı yapıldı?
Yoksa sonuç listesi önceden mi oluşturuldu?
Ekrana yansıtılan isimler sistemden otomatik mi düştü?
Noter hangi aşamada devreye girdi?
Tutanak var mı?
Canlı yayın kaydı kamuoyuna açık mı?

Eğer her şey usulüne uygun yapıldıysa açıklamak zor olmamalı değil mi?

Şeffafız demekle şeffaflık olmuyor!
Şeffaflık; sürecin başından sonuna kadar herkesin gözü önünde, denetlenebilir şekilde yürütülmesiyle sağlanır.

Geçmişte TTK işçi alımında yaşanan “çift numaralı top” skandalı hafızalardayken, bugün yapılan her kura daha fazla hassasiyet gerektirmez mi?

Yoksa vatandaşın ev umudu da torpile mi takıldı?

Kamu adına buradan soruyor, yanıt alamıyoruz!

Bir çok vatandaş kuranın şaibeli olduğuna yönelik CİMER’e şikayette bulundu!

Hedefinin iktidar olduğunu söyleyen ana muhalefet partisinin İl Başkanı Devrim Dural, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Mağrur olma efendi!

CHP Merkez İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Birlik ve Dayanışma” kahvaltısını kişisel şova dönüştüren Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, salonda esti gürledi.

Kendisini eleştiren basın mensuplarına ve muhaliflere “şeytan” dedi!

Muhalifler nezaketinden sustu!

Partililer; karnını, ne konuştuğunu bilmeyen Belediye Başkanının sözleriyle doyurdular!

Oğlunu, yeğeni ve kızını işe aldığı Halil Furat bile “Bu konuşmalar hiç olmadı, yeri burası değildi” demiş...

Bundan önceki Belediye Başkanı da kendisine muhalefet edenler için “Hepsini kucağa alacağım” diyordu!

Eski Milletvekili Hamdi Uçar, ‘Kalemizi kırarlar’ diye basın mensuplarını tehdit ediyordu!

Eski bir belediye başkanı, ‘Sakakta sizi gezdirmem’ diye açık açık tehditler savuruyordu!

İktidarın geçici olduğunu unuttular!

Güç sarhoşluğu yaşayanlar, koltuğu kendilerinin sanırlar.

Oysa o koltuklar milletindir!

Emanet olarak verilir, vakti gelince de geri alınır.

Tarih bunun örnekleriyle doludur!

Yüksek perdeden konuşanlar, yarın alçaklara iner!

O yüzden...

Mağrur olma efendi, senden büyük millet var!

Makam şoförleri İş-Kur gibi çalışıyor!

Ömer Selim Alan döneminde alkollü araç kullanırken kaza yaptığı gerekçesiyle Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne sürüldüğü ileri sürülen Şahan Mercan’ı Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem makam şoförü yapmış.

İddiaya göre; Tahsin Erdem, yurt dışı gezisinin ardından Şahan Mercan’ın eşi ve TIR şoförlüğü yapan ağabeyini Zonguldak Belediyesi’ne alacakmış!

Başka bir iddiaya göre de; Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in tek makam şoförü varmış!

İkinci bir makam şoförü almak istiyormuş!

Ama Şahan Bey, “Ben tek çalışırım” diye posta koyuyormuş!

İkinci bir şoförü istemiyormuş!

Mesai ücretleriyle birlikte yaklaşık 127 bin lira maaş alıyormuş!

Belediye kaynaklarına göre, bir işçiye 127 bin lira mesai ücreti ödenemezmiş!

Diğer taraftan yine Selim Alan’ın işe aldığı Temizlik İşlerinde şoför olarak çalışan Refik Gözlü’nün de eşi Belediyeye işe alınmış!

Zonguldak Belediyesi’nde makam şoförlerinin sözü daha çok geçiyor!

İş-kur gibi çalışıyorlar maşallah!

Artık nelere şahit olmuşlarsa...

Eşlerini, kardeşlerini de işe aldırıyorlar!

Milletin yüksek puanlı, liyakatli çocukları da ‘hak, hukuk, adalet’ diye bekliyor!